İzleyiciler

10 Şubat 2025 Pazartesi

Zamanın Kırık Aynasında



Bir damla zaman düştü avuçlarıma,  

Mor bir hüznün sınırında  

—Denizler çekildi gözlerimden—  

Seni düşündüm;  

Yıldızları kırık bir çocuk masalı gibi.  


Kalbim bir sarmaşık şimdi,  

Karanlığın duvarlarında çoğalıyor,  

Her yaprak bir soru:  

"İnsan, uçurumunda kendi göğünü  

Nasıl örer?"  

Yıldızlar sustu, yaralar konuştu...  


Senin tenin bir manifesto,  

İsyanın alfabesi sıcaklığında;  

Her dokunuş bir devrim:  

"Yaşamak, kırık bir şiirin  

Mısralarını yeniden yazmaktır!" dedin.  

Zamanın celladına inat,  

Gülüşünle ısıttın karları…  


Biz ki,  

Küllerinden doğan bahçeleriz;  

Köklerimiz yasaklı kitaplarda,  

Tomurcuklarımız sokakların dilinde.  

Gecenin tuzlu sularında  

—Bir balık gibi—  

Özgürlüğün ışığını arıyoruz.  


Bir çocuk gibi büyüdü acılarımız,  

Aynı gökyüzünde farklı mevsimlerle.  

"İnsan, yalnızca sevdiği kadar var olur,"  

Diyordu şair…  

Bizse, yokluğun kıyısında  

Bir ay ışığı biriktirdik avuç avuç.  


Belki bir gün bu şarkıyı duyan,  

Denizlerin dilinde bulur hikayemizi;  

Kavgamın turnası kanat çırpar  

Yarının umuduna,  

Bizse,  

Kırık bir aynada  

—Zamanın sırlarını sayıklarken—  

"Yaşamak, direnmektir!" diye haykırırız…  

Vuslat Aktepe


2 Ocak 2025 Perşembe

Karla Gelen Sessizlik





Sevgili

şehre yağan kar tanelerinde aradım seni

her biri kırık bir düş, unutulmuş bir anı

rüzgarın büyüttüğü fırtına dolanır içimde

çocukların gözlerinde yankılanır sessizlik

zor olan bu değil, sevgili

zor olan: umudu diri tutmak, ellerini bırakmamak


yakala işte, gökyüzünden inen bu soğuk işareti

şimdi yorgunum, senden bir ömür uzağım

yine de damarlarımda bir kıvılcım yanar hâlâ

yumruklarım sıkılı, sanki gökyüzüne meydan okur gibi


çünkü sevda yakalar hepimizi

bedenimde gezinen ürperti, halkımdır benim

ülkemdir, sokaklarımda yankılanan her adım bir ağıt

uzak dur diyemem, git, sevgili

bir süreliğine git; nefesim kesiliyor


aşklar yalnız olmalı, dalında solmalı belki

çağırma çocukları, onlar kırılan dallara ait değil

ben köklerin suya değdiği yeri yaktım çoktan

düşlerim kararıyor bir bir, yalnızlıksa ölüm gibi sarıyor

etim hâlâ sıcak, sana inat sıcak

kavgalarım hiçbir zaman yalnız değil


sevgili, bir bilsen

paralayan bir pazar güneşi değil bu içimde

güneşi içenlerin türküsü

paralıyor vicdanımı, deliyor kalbimi

uzak kal, sevgili, uzak kal ne olur